İnsan-ı Kâmil nedir, İnsan-ı Kâmil ne demek?

Hakk Teâla’ya esma-i hassı üzeri vuslat bulmuş ve esam-i hassının doğrultusunda Hakk’ın ahlak tavırlarında yaşayan herkes kendi mevcudietinin varık tekamülünü tamamlamış olması sebebiyle kâmil (tam) olduğundan insan-i kâmildir.

Ehlince insan-ı kâmil mümkinatlar dairesinde mim kâinatın tamamının yek vücud olduğu melâike biçimlenişi olarak üstad-ı sani mertebesidir. Bu bağlamda evvela üstad-ı evvel olan Hakk Teâla’nın şahsı var idi; ve O’nun melâike tavrı olarak insan-ı kâmil üstad-ı sani var edildi denilir.* Ve Hz. Muhammed şahsıyla ve yaşantısıyla böylesi insan-ı kâmil, mertebe ayan-ı sabitesinin küre-i arzda insan olarak görünüşe geliş makamında bulunur.Bu bağlamda insan-ı kâmil melâike yoğunluklarının örgünsel ilişki bütünselliğinin sonucu olarak akl-ı küll’dür de denilebilinir. Zaten Hz. Muhammed miraç etmesinde kevni âlemlerde ayan-ı sabiteler seyrinde bulunurken insan-ı kâmil mertebe açılımlarının seyrindeydi.

Bu anlatımdan farklı olarak insan-ı kâmil için erenler şöyle buyururlar: Bütün varlık mertebelerini hatm-i meratip etmiş, zat mertebesinde Hakk’ı yaşayan olarak insanlığını bulmuş, her zamanda mevcud bulunan, meşreblerin tekamülünün son mertebesinde olan insana insan-ı kâmil denir. İnsan-ı kâmil bu bağlamda insanlığın halkiyeti doğrultusunda fıtratının ahlaken ereği olan insanlık mertebesidir.

Anlatınlar kapsamında bu insanlık mertebesinin makamı Kutb-ül Aktabdır. Lakin zamanının dört yüz ve bin sene müceddidleri de yukarıda anlatılan sonucunda yaşayan insanlar olarak insan-ı kâmildirler.

Sonuç olarak insan-ı kâmil, insan için bütün varlık mertebelerinin hâl ve makam olarak meşreblerde karakterize oluşun sıfat mertebesi, yaşam hâli ve özne oluşun makamıdır.

Bu bağlamda insan Kur’anda geçen şeytanlık mertebesini de kendinde bulur. Lakin insan, insan-ı kâmil olursa eğer şeytanlık ahlakını hâl olarak kendinde bulsa da, Hakk mekanı olan gönül cennetinde şeytanlığa ve şeytanlık hâllerinin doğuşuna müsade etmez. Bu da “çık oradan” (Araf, 18) ayetinin tevil mânası doğrultusunda “in aşağıya” emrinin hükmünde tecelli etmesidir.

İnsan-ı kâmillerde durum sonuç olarak her ne kadar böyle olsa da başlangıç olarak şeytani hâlleri rahmani hâllerine baskın gelecek kadar kuvvetlidir. İnsan-ı kâmilin mücadele ve mücahede sürecinin sonunda şeytani hâllerini yok etmesi değil, hükmü altında kontrol etmesi söz konusudur. Çünkü insan-ı kâmil Kur’anı Natık olması sebebiyle Kur’anda bulunan değişmezlerden olarak şeytanlık mertebesini de kendinde meşreb olarak bulur; lakin bu meşrebe devinmez. “İn aşağıya” emrinin hükmünde, Rabbi kendinde olarak rahman nazarında hayır meleklerinde ve melâikesinde kararlı olur; böylece kendi mevcudiyetinde sulhta bulunarak insan-ı kâmil olmuş olur. Bu da insan-ı kâmil olmanın hem başlangıcı hem de küre-i arzda şeytani hâller musallat olunca yaşayacağı hâllerden olur. Bu bağlamda “ben şeytanımı müslüman ettim” hadis-i şerifini yad etmek yerinde olur. Bu bağlamda ayrıca belirtmek gerekir ki irşada gelmiş bir insan-ı kâmil mürşid-i kâmil olarak halk tarafıyla mevcudiyetinde acziyetinden dolayı, varlık tarafı olan Hakk’a sığınandır. Bu da Felak ve Nas surelerinin mürşid-i kâmil ayeti olarak tevil mânasında tecellisindendir.

*Yukarıda anlatılan bağlamda Vücud ehli taayyün-u evvel ve taayyün-ü sani görüşlerinde de bulunurlar. Taayyün-ü evvel üstad-ı sani mertebesidir, tayyün-ü sani ise üstad-ı sani mertebesi üzerinden halk edilen mevcudattır. Lakin hususen belirteyim ki bu bağlamda taayyün olarak görünenleri Hakk’ın şahsının görünüşü olarak Hakk’ın şahsı ile karıştırmamak gerekir.

İnsan-ı Kâmil ne demek? Paylaşın:
Sözlük

İnsan Olma Mertebeleri

İnsanlık mertebeleri ademiyet, insan, bir insan ve zat olarak sınıflandırılır. Ademiyet, varlığını yokluktan ibaret olmasına rağmen, varlığını kendinden zann e...

İnsan Olma Mertebeleri nedir?
Sözlük

Müşrik

Hakk’a ve O’nun hakikatine muhalefeten O’na kendi nefsinin beceri ve fiilleri üzeri nefsini, her hangi bir kâinat olgusunu, meleği, cinleri veya kendi elleri il...

Müşrik nedir?
Sözlük

Arınma

Arınma kulu, Hakk’a örtük kılan aşırı bedensel ihtiyaçlardan riyazet ile kin, öfke, nefret, hırs, şehvet vb gibi duygu hâllerinden, ilahi aşk ve sevgi ile, düşü...

Arınma nedir?
Sözlük

Muvahhid

Muvahhid, Hakk’ın tekliğine ve birliğine iman ederek Hakk’ı hakkıyla bilen, istidadınca Hakk’ı esma-i hassı doğrultusunda fıtratı üzeri fiillerinde ahlakınca te...

Muvahhid nedir?
Sözlük

Ahd-ü Vefa

Dervişin tövbe ahdinden sonra Hakk’a olan muhabbetinde sebat ile devam etmesine ahd-ü vefa denilebilinir. Lakin ahd-ü vefa, cennete Cenab’ı Hakk’ın ruhlara “B...

Ahd-ü Vefa nedir?
Sözlük

Abid - Kul

Abid hürlüğün zıddı olarak hizmet edene denir. Hizmet edene buyurulduğu içindir ki hizmet eden abide kul yani buyurulan olarak buyurulduğuna yönlendirilene deni...

Abid - Kul nedir?
Sözlük

Hayranlık

Kulun hayret seyri sonucu şaşkınlığına aşkın muhabbet ile Hakk’ı kadir kıymeti ile müşahede edişine hayranlık denir. Hayranlık hâlinde kul, şaşkınlığının kalkm...

Hayranlık nedir?
Sözlük

Nücema

Necim yıldız anlamına gelir. Dinin nüceması dinin yıldızları olarak, dine imam düzeyinde hizmetleri ile, hizmetlerinde Hakk’ı bulan velayet ehline denir. Bu eh...

Nücema nedir?
Sözlük

Razı

Hoşnut olmak ve hoşnutluğunda itâat etmek anlamını taşır. Tasavvufta razı olmak Hakk’tan razı olmak ve Hakk’ın kulundan azı olması için kullanılır. Kulun Hakk’ı...

Razı nedir?
Sözlük

Devir içinde Devir Var etmek

Veli kulun, zaman içinde farklı zamanlarda bulunabilme ve başka insanları da bulundurabilme nimetine denir. Ruh kuvveti ile birçok yerde bulunabilmeyi ve yaşay...

Devir içinde Devir Var etmek nedir?