İdealar nedir, İdealar ne demek?

İdealar her ne kadar felsefi bir konu olsa da Plato’nun idealar görüşü mutasavvıfların ilgi konusu olmuştur. Zaten idealar bahsi sebebiyle ehli keşif mutasavvıflar Plato’ya Eflatun demişlerdir; çünkü maneviyatta eflatun, sünnetullahtaki sünnetler (adetler ve yasalar) üzeri hikmete vakıf olma ilminin rengidir. Beyaz ise ilm-i ledün üzeri tevhid ilminin rengidir.

Felsefi olarak ideaların, görünürlerin (fenomen) varoluşunun tinsel nedenselliği ilkeleri olarak anlamlandırılması uygundur. Lakin felsefede idea bir çok filozofun farklı görüşü sebebiyle bir çok farklı durum için kullanılır. Mesela Plato için idealar iyilik, doğruluk ve güzellik; Hegel için ise arı kavramlardır. Bu düzeyde idealar görünürde somut olmayıp akli olarak somutluğu olan varoluşun tinsel gerçeklikleridir. Bu bağlamda idealar kişiliğin oluşumunun ilk örnekleri olarak psikolojide arketipler adı altında irdelenirler.

Plato’nun idealar görüşü iradeye iye bir görüştür. Hegel’in görüşü ise mantığa yani aklın mekaniğine ait olarak düşüncede kavrayışa iye bir görüştür.

Mutasavvıflar için Eflatun’un idealar gürüşü hayr-ı mutlak (mutlak iyi), sıdk-ı mutlak (mutlak doğru), hüsn-ü mutlak (mutlak güzel) olan Hakk sıfatları olarak önem arz eder; ve Hakk bu sıfatlar üzeri halkiyette varlık tavırlarında bulunur. Bu bağlamda idealar, Hakk Teâla’nın vahidiyet ve vahdet sıfatları sebebiyle mahlukatın irade bağlamında halkiyetinin tinsel ilkeler olarak arketipleridir. Ayrıca mahlukatın varoluş ahlakını yaşayarak devindiği evrenselleri olarak idealar, ilkeleridirler.

Bu bağlamda idealar mahlukatın ve hususen insanın tinsel olan iradi meşreb durumlarıdır. Meşreb itibarıyla idealar, insan kişiliğinin kendi için iyi, kendi için güzel ve kendi için doğru olan düzeyde iradi doğrultuda biçimlenişine sebeptirler. Lakin insan Hakk’ın murad ettiği iyilik, güzellik ve doğruluk düzeyinde evrensel olarak herkes için iyi, herkes için güzel ve herkes için doğru olana devinmediği sürece idealar arketipler olsalar da ilkeler olmaktan uzaktırlar. İlkeler düzeyinde idealara devinmeyen insanın, batıl olan tavırları üzerinden Hakk Teâla hak olan idealarda tavırlarda olarak hakikatini ilkeler düzeyinde tezahür ettirir. Bu da ilkeler düzeyinde ferdi olarak hareket etmeyenlerin evrenseller olarak ilkeler ile yüzleşeceği anlamına gelir.

Kavramsal düzeyde idealar, tasavvufta her ne kadar Hegel’in oluş tabiriyle kastettiği arı kavramsallık olarak yer edinmese de esmalar düzeyinde yer edinir. Esmalar ise insanın varoluşunu biçimlendiren ilkesel nedensellikleri olarak arketiplerdir. Ve esma, insanın Hakk’ı anlayabilmek için düşüncenin nesnel ilkeleridir. Ve esma, insanın Hakk’a ahlak tavırlarında vasıl olması ile hâl ve amellerde yaşayabilmek için devinmesi gereken evrenseller olarak ilkelerdirler.

Halkiyetleri gereği her insan bilerek veya bilmeyerek esma tecellisinde ilkeler üzeri yaşar.

İrade ve esmalar düzeyinde kavramsal olan idealar insanın tinsel ahlak meşrebinin yani fıtratının temelidirler.

İrade ve esma düzeyinde idealar görünürde soyut, akli olarak ise somut gerçeklikleri olan olgulardır; ve akli müşahede sonucu mahlukatın üzerinden fiilde görünür olurlar. Çünkü idealar Hakk’ın melâike yoğunluklarında fiil tavırlarından ibarettirler ve mevcudiyetleri Hakk’ın kendisini tavırlarda var kılışının sonucu olarak melâike oranlarında coşkunluk seyridir. Hakk’ın tavrı olan idealar Hakk’ın şahsı değildirler. İdeaları mutlak şahıs olan Hakk’ın kendini tinsel düzeyde var kılışının varlık tavırları olarak görmek gerekir.

Hakk’ın melâike yoğunluğu oranları üzeri idealarda seyri melekeler düzeyinde tavırlar olarak insanda, insanın meşrebleri olarak karakterize olur; örneğin 1) iyi, doğru ve güzel olma irade melekesi veya iyiyi, doğruyu ve güzeli seçme, onlara devinme iradesi melekesi gibi, 2) görme, duyma, bilme, hissetme sıfat melekeleri gibi, 3) merhamet, cömertlik, adil olma melekelerimizin vicdan melekemiz üzeri görünüşü gibi.

Sonuç olarak idealar melâike yoğunluğu oranlarında fiillerden ibarettirler; yani Hakk’ın tavırları olarak Hakk tarafından halk edilmişlerdir.

Tasavvufi mânada idealara akli düzeyde karşılık gelen kavramsal tamın ayan-ı sabitelerdir.

İdealar ne demek? Paylaşın:
Sözlük'de arayın:
Bu web sitesi İstanbul Tevhid Okulu tarafından kurulmuştur.
Sözlük

Ruhban

Hakk adına, Hakk’ın manevi ruhsat vermediği, kendi nefsi üzerinde din işlerine bakan kişilere ruhban denir. Mürşid-i kâmil “O kendi nefsinde (hevasından) konuş...

Ruhban nedir?
Sözlük

Zat

Şahıs anlamında kullanılan zat, sufilerin Hakk’ın şahsı için kullandıkları bir kavramdır. Zat kavram olması ile Hakk’ın şahsını işareten kullanılır....

Zat nedir?
Sözlük

Rü’yet

Rü’yet, görmek ve bakmak anlamına gelir. Bu anlamla beraber rü’yet mevcuda gelen her duruma akli ve kalbi düzeyde şahid olmaktır. Görünen rü’yettir, sureten gö...

Rü’yet nedir?
Sözlük

Sa’y

Sa’y çalışma, çabalama, iş üzerinde bulunma anlamına gelir. Kişinin maksadı dahilinde, maksadına ermek için elinden geleni yapması sa’y yani çalışmak denilmesi...

Sa’y nedir?
Sözlük

Nokta-i Kübra

Bütün âlemlerin insanda sonuçlanması ile, Hakk’ın küre-i arzda en mükemmel biçimde insanda tecelli etmesi sebebiyle insana nokta-i kübra denir. Hakk’ın nuru ile...

Nokta-i Kübra nedir?
Sözlük

Tecelli-i Berki

Kulun, maddenin olay ve olgular zincirindeki karanlığında Hakk’ın ilham, doğuşat, hatır, mucize, keramet vb durumlar üzerinden Hakk’ı keşif ile müşahede etmesid...

Tecelli-i Berki nedir?
Sözlük

Yecüc - Mecüc

Salik, deccalın fitnesi sonucu Hz. mesih ve mehdi hâlleri üzeri yaşamaya devam ederken, hayatındaki maddi sıkıntılarda mecüc, bozguncu hâllerle karşı karşıya ka...

Yecüc - Mecüc nedir?
Sözlük

Marifetullah

Kulun, Hakk’ın ahadiyet sırrı üzeri O’nun şahsının varlık bilgisine ermesine yani kulun kulluk perdesinden soyunarak Hakk’ın şahsı ile kaim ve daim oluşunun sır...

Marifetullah nedir?
Sözlük

Rücu

Yöneliş de diyebileceğimiz rücu, iman ile Hakk’a yöneliştir. Bu yöneliş bir nevi aslına dönüş olarak tövbedir. Kulun başına gelen yaşadığı her türlü olay ve ol...

Rücu nedir?
Sözlük

Vahdette Kesret

Vahdette kesret, Hakk’ın birliğindeki çokluğun sünnetullah üzeri müşahede edilişi hâli için kullanılır....

Vahdette Kesret nedir?