Suret nedir?

Suret biçim, görünüş, dıştaki görünüş şekli vb mânalara gelir.

Aslında ise suret, belli sıfatlar (nitekil, nicelik) üzeri mevcudatın görünüş biçimleridir. Bu bağlamda suret varoluşu ile beraber mekansallığa sebep olarak mekanda biçimleniş ve bu biçimlenişin sonunda sıfatlarda algılanışı ile görünürde olan mevcudiyet biçimine denir.

Erenler için suret Hakk’ın adalet üzeri Hak sıfatı ile varları varlığında halk edişi ile ikame edişi biçimlerine denir. Her mahlukun bulunduğu suret onun varoluş hakkı olan biçimidir (kader-i mutlak). “Suretler Hakk’ın görünüş biçimleridir” diyen erenler olsa da, suretler Hakk’ı değil kendilerini gösterdiklerinden dolayı Hakk Teâlâ’nın müşahede edilmesine manidirler.

Hakk Teâlâ’yı suretler olarak değil suretlerde suretlerin ilişki bütünündeki fiiller üzerinden müşahede edebiliriz. Bu da Hakk Teâlâ’nın bizlere iman vermesi ile mümkündür. İmanımız yoksa eğer suretler içinde bir suret olarak küre-i arzda görür ve sonuçta bir kayıt gibi siliniriz.

Suretlerin değişken ve sonlu olması zorunludur. Eğer bu zorunluluk olmasa idi yaşam ve devretmeden bahsedemezdik. Çünkü görünür âlemlerde mahlukat, suretleri üzeri bağlı oldukları meşreblerine, aslına rücu etme düzeyinde devinir. Böylece her suret kâinattaki devri daim ile başka suretlerin varoluşunun başlangıcı olur. Ve yok oluşu ile başka varlıkların suretleniş düzeyinde varoluşlarına sebep olur. Suretlerdeki değişim üzerinden Hakk Teâlâ rububiyet ve uluhiyet seyrinde bulunur.

Suret verme Hakk Teâlâ’nın vücud sıfatında sonsuz, ve nurunun şahsında ahad oluşu ile şekilsiz olması sebebi ile nurunun kendinden coşkunlukla melâike tavrında bulunmasının sonucudur. Hakk Teâlâ bu zorunluluk sebebi ile suretsizliğinin ilkeselliğinde halk etmenin “suretsiz olmaz” ilkeselliğinde varlık tavırlarında bulunur. Suretler Hakk’ın şahsi değil Hakk’ın varlık tavırları olarak görünüş biçimleridir.

Şunu da hususen belirtmek gerekir ki melekler var edildikleri ortamda suretlerinde sabit lakin bulundukları suretlerde melâike tavırlarında Hakk’ın takdiri ile değişkendirler. Cennette insan yaşamı da bu biçimde gerçekleşir.

Sözlük

Celâl ve Cemâl

Hakk’ın celal sıfatı, insanda uluhiyet sıfatının tecellisine sebep azamet, kahr, kahir, kebir, kadir vb esmalarının irade ve güç melekelerinin kuvvet üzeri niha...

Celâl ve Cemâl nedir?
Sözlük

Vâkıf

Canı ve serveti ile Hakk’a beklentisiz olarak kendisini adayan tevekkül ehline denir. Vakıf, sıddiklerin yaşam biçimlerindeki ahlaklarına işaret eden manevi ünv...

Vâkıf nedir?
Sözlük

Bürhan

Bürhan kanıt, hüccet, delil anlamlarına gelir. Hakk’ı batıldan, gerçek olanı gerçek olmayandan ayıran akli delile bürhan denir. Bürhan akli olarak kalbi mutmain...

Bürhan nedir?
Sözlük

İslam

İslam, islam olanın Hakk varlığını kabulü ile, niyetinde ihlâs ile, amelinde Hakk için, akıbetinde hayır ile karşılık gördüğü dindir. İslam olan, başlangıçta Ha...

İslam nedir?
Sözlük

Kab-ı Kavseyn

İki yay arası anlamına gelir. Bundan kasıt, ulvi âlemlerin bekâsına yükselmiş kulun, geçmiş bütün mertebe süreçlerine ve gelecek bütün mertebe süreçlerine aşkın...

Kab-ı Kavseyn nedir?
Sözlük

Mücadele

Salikin kendi nefsinin heva ve zanları üzeri Hakk’a tevhid üzeri yaşaması ile vuslatına engel, imtahan teşkil eden her türlü olay ve olguyu bırakma, savma ve on...

Mücadele nedir?
Sözlük

Tövbe (Tevbe)

Kulun işlediği günah ve yaşadığı masiva durumlarından, pişmanlık üzeri niyette Hakk’a rücu etmesi amelde işlediği günah ve masivalara dönmemek için azm etmesine...

Tövbe (Tevbe) nedir?
Sözlük

Sükût (Samt)

Susma, konuşmama anlamına gelen sükût, sufiler için sıdkiyetin bir hâli olup ilahi emir ve yasaklara karşı itâat etme, haramlardan ve masivadan uzaklaşarak, aza...

Sükût (Samt) nedir?
Sözlük

Abid

Kıblesi Hakk olan, Hakk’a ibadetinde gayretkar kula abid denir. Abid ibadetinde küre-i arzdaki dünyevilikten temizlenerek arınan kişidir. İmanda ihlâs sireten,...

Abid nedir?
Sözlük

İlm-i Rasihun

Rasih temeli sağlam, sabit, kuvvetli, çok alim ve bilgili olan, dini bilgisi çok olan anlamlarına gelir. İlm-i rasihun, ilminde derinleşmiş, ilmine vakıf, hikm...

İlm-i Rasihun nedir?