Nefs-i Natıka nedir?

Nefs-i natıka, gönül olan insanın irade üzeri vechelenmesinin tavır hâllerinden dolayı kendisine verilen kavramsal bir sıfattır.

İnsan bağlı olduğu meşreblerin hâllerini irade melekesi üzeri biçimlenişleri ile kendinde bulur ve onları iradesi üzeri kendisi olarak yaşamında yaşayarak dillendirmiş olur (içselleştirme ve özgünleştirme). Böylesi “dillen dirilen” yaşamda iradenin “dillendirildiği” şahıs tavrı ile insana nefs-i natıka denir. Yani konuşan şahıs denir.

İnsan varolduğu meşreblerin hâli üzeri varolduğu için kendi varlığı ile var olamamanın acziyetinde yokluktadır çünkü bir varın varlığı başka bir varın varlığı ile ise, var edici varlık onun asliyetidir. Kendisi de onun zılli (gölgesi) olarak bir iz düşümünden ibaret yokluktadır.

Lakin gölgeye nasıl insan denilemez ise insana da asli varlığı olan Hakk’tır denilemez. Bu sebepten dolayı insanın nefs-i natıka olarak varlığına adem (yokluk) denir. İnsan nefs-i natıka oluşunda kendini dilde ve hâlde ben olma noktasında bulunarak tavırlarda tanıtlar. Tasavvuftaki temel amaç ise nefsimizin bu yokluk hâlinden kurtulup Hakk’ın varlığı ile marifetullahta varlık bulmaktır.

Hakk’ın varlığı ile varlık bulmak da biz kendi iradelerimizin ve fikirlerimizin dillendirilmesinde bulunmayız. “O nefsinden söylemez” ayetinin tevil mânası tecellisi hükmü ile Hakk’tır bizden iradesini şahsının tavırlarında dillendiren. Böylece kul, Hakk ile Hakk’ın irade ve ulvi sıfatlarının tavırları ile dillen dirilmiş olarak ikinci bir yaratılış olarak gönülde Hakk’ın nuru ile dirilerek yeniden doğar. Yanlış anlaşılmaması adına belirtmek gerekir ki Hakk’ın nuru ile iradesi doğrultusunda sıfatları tavrında dirilen kul üzerinden Hakk’ın doğurma sıfatının olduğu anlaşılmamalıdır. Bu Hakk’ın gönül üzerinden kulunu kendisi ile dillendirişiyle halk etmesidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki kişinin kendi iradesi doğrultusunda nefs-i natıka oluşu dahi yukarıda anlatır olduğumuz gönülde yaratılışın zılli bir tecelli biçimidir.

Sözlük

Nebi

Nebi, nebe yani haberden kinaye ile haber veren veya getirene denir. Hakk’ın insanlığı kendisine davet etmesi lütfunda, uluhiyetine ve rububiyetine mazhar ettiğ...

Nebi nedir?
Sözlük

Setr

Avam ehlinin Hakk’a masiva ile perdeli oluşuna örtülü, örtünen anlamında setr denir. Setr sufiler için ise başkalarının günah ve kusurlarını onlara ve dedikodu...

Setr nedir?
Sözlük

Ta-i Mekan

Veli kulun bir mekandan başka bir mekana olguları veya kendini taşıyabilme nimetine ta-i makan denir....

Ta-i Mekan nedir?
Sözlük

Sahv

Sahv, ayılma, ayıklık ve uyanıklık anlamlarını taşır. Kimi sufiler için sahv, gaybetten sonra algıya geliş anlamına gelse de kimi sufiler için de sufinin müşah...

Sahv nedir?
Sözlük

Teşbih

Teşbih, Hakk’ın şahsını değil, Hakk’ı sıfat, esma ve ayet tecellilerindeki fiillerinde tavırda bulunan şahıs varlık olarak müşahede etme seyrine denir. Teşbih e...

Teşbih nedir?
Sözlük

İlim

İlim bilmenin soncucunda edinilen bilgidir. Hakk Teâla için ilim, bilmenin sonucunda edindiği bilgi değil, diriliğinde zatıyla bildiği şeyi halk edişidir. Bu s...

İlim nedir?
Sözlük

Halifetullah

Allah’ın (c.c.) ilahi sıfatlarının insanda subuti sıfatları temelinde esma ve ayetlerin kişilikte karakterize olması ile insanın O’nun varlık tavırları üzeri ya...

Halifetullah nedir?
Sözlük

Hür

Varoluş hakları doğrultusunda özgürce yaşayan kişiye hür denir. Lakin hür, sufiler için nefsinin keyfi irade hâllerinin esaretinden, sebep ve vesile dairesinde...

Hür nedir?
Sözlük

İlham

Kulun kalbinde nurların tecellisi sebebi ile kendinde bulduğu, gerçekliği olan bilgilenimlerdir....

İlham nedir?
Sözlük

Mahv

Kulun kötü huylarının kalkmasına, harab olmuş anlamında mahv denir. Bu duruma mahv denilmesinin sebebi, kötü huyların bırakılmasının acı ve sıkıntılı bir süreç ...

Mahv nedir?