Kader - Kaza nedir?

Mevcudatın halk edildikleri mertebelerinde, değişmez hâllerinde değişen varoluş ölçülerine kader denir. Yani her var, varolduğu nitelik ve nicelik durumuna göre bulunduğu kategorideki varoluş durumunda değişmez, niceliğine göre ise değişen ölçülerde bulunmasına kader denir. Örneğin, insanın kaderi insan olmaktır, insan olduğu kadar değişebilmektedir. Dağ, dağ kaderinde, dağlığını diğer kaderlerle ilişkisi kadar değişen kaderinde bulur.

Kaza, kaderi doğrultusunda mevcudatın bir birleri ile olan ilişkilerinin neticesinde devindikleri akıbetlerini yaşamalarıdır.

Sufiler kader ve kazayı iki temel durumda görürler. Bunlar 1) kader-i mutlak, 2) kader-i muğlak.

Kader-i mutlak, kaderin kendisidir. Kader-i muğlak ise kazanın mevcudat tarafından bilinmemesi sebebiyle, kazanın da Hakk’ın hikmeti üzeri bir ölçüde var edilmesi sebebiyle kazaya verdikleri kavramsal sıfat durumudur.

Kader-i mutlak ve kader-i muğlaka tam anlamı ile anlaşılması için şöyle bir örnek verebiliriz. Halil olarak bu fakir mevcudiyetim ile kader-i mutlakımı yaşamaktayım. Halil olarak ise Hakk için belirli ama benim için belirsiz olan yaşayacaklarımın kazasında akıbetime doğru yaşıyorum. Bu da benim kader-i muğlakımdır.

Kader-i muğlak ve kader-i mutlak Hakk katında levh-i mahfuz denilen levhalarda kayıtlı kılınmşıtır. Ve herkes geleceğine çekilen olarak kaderinin kazasını yaşar.

Kimilerine göre kader, yaşanıyorken kaza edilmesi ile kurgulanıyordur; kimine göre kader Hakk’tandır, kaza ise kuldandır. Kimilerine göre ise olan herşey tesadüfidir; kimilerine göre hiçbir şekilde ilahi bir irade olmaksızın sınırsız ihtimaller üzeri yasalarda, yasaların mekaniğinde herşey olup bitmektedir. Kimilerinin bir fikir beyan etmesi, biz müminlerin müşahede zevki ile keşfte bildiklerini etkilemez.

Kader ve kaza Hakk’tandır. Ve Hakk’tan oluşu ile belirlenmiştir. Bunu kabul edip etmemek, buna fikren muhalif olmak olsa da bu durumu değiştirmez.

Sözlük

Gaybet

Sekrin fazlalığı, muhabbetin fazlalığındandır. Sekr hâlinde bulunan salikin ya sekrin cûşlarında ya da müşahede cezbesinde iken eşyanın kendisinden gayb oluşu, ...

Gaybet nedir?
Sözlük

Musibet

Belâ, felaket, hastalık, dert mânasına gelen musibet, bedenen ve aklen yaşamımızı zorlaştıran nefsimizin hevalarını kıran, nefsimizin karşı karşıya kaldığı zorl...

Musibet nedir?
Sözlük

Hücûm

Salikin kalbini istila eden mânalar dışında kâinatta tasavvur eden hadiselerin sonucunda kalbte beliren mânadır. Hücûm, bevâhidi giderici kalıcı hâllerdendir. B...

Hücûm nedir?
Sözlük

Dış Gökler

1) Uzay 2) Kâinat 3) Kara delikler 4) Galaksiler ve özellikle samanyolu felekleri (yıldızlar ) 5) Güneş ve Güneş felekleri (gezegenler) 6) Ay 7) Dünya göğü 8) İ...

Dış Gökler nedir?
Sözlük

Rıza

Memnun kılmak, memnun edilmek anlamlarını taşır. Sufiler için rıza, Hakk’ın memnuniyetini gözlemek ve Hakk’ın kendilerinden memnuniyeti ile memnun olmak anlamın...

Rıza nedir?
Sözlük

Gölgesiz

Gölgesiz hikmet lisanınca uzantısı olmamak demektir. Yani her şeyi Hakk’tan bilip hüsn-ü zann üzeri bakışımızla, olumsuzlamadan hadiseleri hikmetiyle görme ve k...

Gölgesiz nedir?
Sözlük

Zikir

Zikir anmak, hatırlamak, yad etmek anlamlarına gelir. Erenler için zikir, O’nu fikretmenin sonucunda ihsan ile hatırlamak, veçhelerinde müşahede etmek anlamına...

Zikir nedir?
Sözlük

Nokta-i Kübra

Bütün âlemlerin insanda sonuçlanması ile, Hakk’ın küre-i arzda en mükemmel biçimde insanda tecelli etmesi sebebiyle insana nokta-i kübra denir. Hakk’ın nuru ile...

Nokta-i Kübra nedir?
Sözlük

Ayan Olmak

Hakk’ın gaybına ait bilgi, olay ve olguların, müminin feraseti sebebi ile Hakk’ın kendisi ile yani nuru ile göstermesi, duyurması hadisesine “ayan oldu” denir. ...

Ayan Olmak nedir?
Sözlük

Vâkıf

Canı ve serveti ile Hakk’a beklentisiz olarak kendisini adayan tevekkül ehline denir. Vakıf, sıddiklerin yaşam biçimlerindeki ahlaklarına işaret eden manevi ünv...

Vâkıf nedir?