Resul nedir?

Haberci, elçi kitap ve şeriat sahibi peygamberin sıfat hâline resul denir.

Resul kavramı her ne kadar yukarıda anlatılan mânada kullanılsa da, ilahi esmasının (esma-i hass) bekâsında Hakk’ı hakkınca şahsı sıfatları, esma ve ayetleri üzeri yaşayan kişiye resul denir. Bu bağlamda resul, yaşamı üzerinden Hakk’ı ahlakında tebliğ etmenin risalinde bulunan Hakk elçisine denir.

Resul bedeni ve beşeriyeti ile Hakk mektubudur (risale). Özü itibarıyla yaşantısında Hakk’ı hakkıyla yaşayarak mübin eden ulvi insandır.

Hakk tarafı ile resulü anlamlandırırsak eğer, kullarının kendisini görmesi için Hakk’ın, üzerinde tecelli ederek kendini zuhura getirdiği kudret aynasına resul denir. Resuller küre-i arzda Hakk’ın iz düşümü gibidirler. Onlara iman ile tabi olanlar sonuçta küre-i arzda Hakk’ı onların yaşantısında bulur. Hz. Sıddik’in “Ya resulullah! Allah’ı sende görmekteyim” sözü anlatılanlar için kafidir.

İman ehli talipler resulleri ya Hakk’ın tecelli ettiği mübarek insanlar olarak görürler ya da Hakk’ı onlarda feraset ile müşahede ederler de onların insanlığını görmez olurlar.

Her peygamber getirdiği ilahi nimet kapısını ümmetine açık bırakmıştır. Bu sebepten dolayı resullük bu ümmetin büyük velilerine miras olan bir mertebedir. Resul mertebesinin tecellisinde Hakk’ı müşahede etmek her talibin hakkıdır. Resulde Hakk’ı müşahede eden talip için cennet, küre-i arzda yakınlaştırılmış, Hakk ise kuluna elini (yedullah) uzatmış olmanın sarkmışlığında zuhurda bulunur.

Bu da ümmet için miracın küre-i arzda gerçekleşmesidir. Çünkü bu mertebe seyrinde talip “gözü ile gördüğünü kalbi yalanlamadı” (Necm, 11) ayetinin tevilen bekâ seyri mânasının yaşantılanmasında, zuhurda Hakk’ı, Hakk’ın kendisini müşahede ettirmesi sebebi ile müşahede eder. Bu hâl seyri için “yer gökde, gök de yerde bir oldu” denir.

Lakin hususen belirtelim ki bu iman seyridir. Beşeriyet yönü sebebiyle, resule Alah’tır diyebilmek meczubiyetin işaretidir ve şirktir; çünkü sınırsız olan Hakk Teâlâ, insanla sınırlanamaz. Sadece her şeyde olduğu gibi insandan da tecelli etmesi sonucu müşahede edilebilinir. Bu hususta Kur’anda geçen Hakk ile Hz. İsa’nın diyaloğu çok iyi bilinmelidir.

Tarik çocuklarının mürşidlerini bilmeleri de bu anlam üzeridir. Mürşidlerin dikkat etmesi gereken önem arzeden bir hususiyet de budur. Mürşid Hakk değildir, lakin Hakk dilerse mürşidden tecelli ederek muhabbette feraset ve tasarrufta zuhur eder. Böylece mürşid irşad eden olarak mürşid olur..

Sınırsız olan Hakk’ı sınırlı olan mevcud ile sınırlamamak ve sınırlı olan mevcudun sınırsız olan Hakk olduğunun iddiasında bulunmamak gerekir.

Bu anlatılanlar doğrultusunda peygamber efendimiz için “Onun Muhammed ismi bedenine ve beşeriyetine işaret eder, Resullüğü ise Hakk ile hem-hâl olduğu yaşamına işaret eder” denir. Onun ümmetindeki varislerine bıraktığı bir ahlak mertebesi de onun gölgesinin olmamasıdır. Gölgesizlik tasavvufta fazla kullanılan bir kavram değildir. Lakin bu ahlakı anlamak için hususen incelemek gerekir.

Sözlük

Miraç

Kulun, gece hükmündeki eşyanın tabiatına ve özdekçi bakışımdan, hüzün ve aşk ile Hakk’a yukarıda anlatılan mertebeler (mahşer, sırât, cehennem, cennet vb) üzeri...

Miraç nedir?
Sözlük

İhlas

İhlas (hulûs), halis samimiyet üzeri riyasız olarak içten olmak hâlidir. İhlas varlığı itibarıyla Hakk’ın kulunda kendisi ile arasında sır kıldığı melekedir. B...

İhlas nedir?
Sözlük

Sireten Sünnet

Sireten sünnet, Hz. Resulullahın ilahi sıfatlar, emir ve yasaklar üzeri Allah’ın iradesi doğrultusunda biçimlenen yaşam ve davranış ahlakıdır. Bu ahlakın tamamı...

Sireten Sünnet nedir?
Sözlük

Celâl ve Cemâl

Hakk’ın celal sıfatı, insanda uluhiyet sıfatının tecellisine sebep azamet, kahr, kahir, kebir, kadir vb esmalarının irade ve güç melekelerinin kuvvet üzeri niha...

Celâl ve Cemâl nedir?
Sözlük

Fetâ

Genç ve delikanlı anlamlarında da kullanılan fetâ, tasavvufta mücadeleci ve mücahedeci olan, Hakk için yarışarak, Hakk için nefsinin heva, zan ve kötü huylarını...

Fetâ nedir?
Sözlük

Vahded-i Vücud

Vahdet-i vücud varlık birliği anlamına gelir. Hakk’ın mevcudat üzerinde varlığı ile tecelli ederek zuhura geldiği anlamı üzeri kullanılır. Vahdet-i vücud ehli,...

Vahded-i Vücud nedir?
Sözlük

Gözcü ve Gezginci

Feraseti ile mümin kul, Hakk ile âlemleri murakabe ediyorsa gözcüdür. Murakabe ettiği âlemleri gözleyişinde, kavrayarak manevi hâller ile hâlleniyorsa eğer gezg...

Gözcü ve Gezginci nedir?
Sözlük

Muvahhid

Muvahhid, Hakk’ın tekliğine ve birliğine iman ederek Hakk’ı hakkıyla bilen, istidadınca Hakk’ı esma-i hassı doğrultusunda fıtratı üzeri fiillerinde ahlakınca te...

Muvahhid nedir?
Sözlük

Feyz-i Akdes

Akdes pak, arı, saf olarak kudsi olmaktır. Feyz-i akdes bu bağlamda sufiler tarafından, sufilerin arı olan nefsleriyle günahtan temiz olmaları sonucu noksandan ...

Feyz-i Akdes nedir?
Sözlük

Kafir

Örten anlamı içkinliğinde Hakk’ı ve O’nun varlık hakikatini kabul etmeyerek kendini Hakk ve hakikate örten kişiye kafir denir. Bu bağlamda kafirlik insanın fıtr...

Kafir nedir?