Nefse Muhalefet nedir, Nefse Muhalefet ne demek?

Salik hevaya yönelmesi ile eşyanın verdiği hevanın sonucunda gayri iradi hareket ettiğinden ruh meleğine örtünürken masumiyet melekesi ile Hakk’a yönelir. Hakk’a yönelişiyle de hayâ melekesinde yanış hâli ile hatasının çıplaklığında varlığının acziyetinde ilahiyata yavaş yavaş örtünen olarak küre-i arza inmiş mahiyetinde eşyaya yönelir.

Eşyanın verdiği sıkıntı sebebiyle insan, varoluşunun sebebi yüzü suyu hürmetine varoluşunun nedenselliğini sorgularsa ve bu doğrultuda Hakk’a yönelirse eğer, yaptığı hatalardan hayâ ederek mahsuniyet melekesini edinmek zorundadır.

Mahsuniyet Şîd nebinin hâlidir. Adem nebi her ne kadar masumiyet melekesi üzerinde bulunsa da mahsuniyete geçemeyip, suretlerde kaldığından dolayı mahsuniyet Şid nebiye nasib olmuştur. Ademiyete mahsuniyet Şid nebi ile ikram edilmiştir. Böylece insanlık suretler üzerinden iş görmeye başlamıştır; ve doğaya hakimiyet Şid nebinin yüzü suyu hürmetine gerçekleşir. Mahsuniyet melekesi ile insan, küre-i arzda gayret melekesini edinir. Böylece küre-i arza inmesine, eşyanın tabiatında kaybolmasına sebep melekeleri ile cihad ederek masumiyetinin ispatında ve hatasının kefareti olan dünya dertleri ile Hakk’a yönelir.

Ademiyette beliren ilk hata hevaya uymaktır; ilk günah hevası doğrultusunda sahiplenme güdüsü ile inad etmektir; ilk cinnet ise ademiyetinin saflığını hased ile öldürmesidir. Bu da ademiyetin iblis libasına bürünüşüdür. Hased kibire, kibir de öfke kabalığına sebeptir. Kibir vesveseye, vesvese şımarıklığa, şımarıklık ise her türlü oğlancılık, bozgunculuk, alay etme vb günaha sebeptir.

Kulun Hakk’a rücusunda seyr-ü sefer edişi, Şid nebinin himmet melekesi olan mahsuniyet melekesi ile bir taraftan hata ve günahlarının kefareti olan dünya dertleri ile bir taraftan da masumiyetini mahv hâli üzeri ispatta göstermesi ile mümkündür.

Seyr-ü seferde salik, hasedi Hz Habil’in hâli olan ihlas ile hayrı dileyişiyle; kibire Hz. Şid’in tevazu hâli ile; öfkeye Hz. İdris’in hâli olan korkuyla yutkunmak ile; anlayışsızlığa Hz. Nuh’un hâli olan gayret ve aşk melekesi ile; vesveseye Hz. İbrahim’in hâli olan mücahede melekesi ile; şımarıklığa Hz. Musa’nın hâli olan cebr melekesi ile; keyfiyete Hz. İsa’nın hâli olan hakikat bilgisinin nasihatı ile; cehalete ise Hz. Muhammed efendimizin hâli olan merhamet hâli ile nefse muhalefet ederek yol almalıdır.

Nefse muhalefet haricinde yukarıdaki anlatmak istediğim, tasavvufta her şeyin insanın varoluş süreçleri olduğu anlayışı ile ve bu varoluş süreçlerinde bereket ile Hakk’a yol tuttuğudur.

Nefse muhalefet, kişinin nefsine merhametinden olmalıdır. Nefsine merhamet eden, kendisini Hakk’ın varlığına örten nefsinin meleke hâllerine muhalefet eder. Bu muhalefetin başı ise bütün peygamberlerin ortak özelliği olan Hakk’ı ve hakikati insanlığa telkin etmeleridir.

Kişi Hakk ve hakikat bilgisinin muhabbet telkininde pişman olmuş nefsin kendisini kınaması ahli üzeri keyfiyetleri bırakıp Hakk’a dönmeye çalışmalıdır.

Nefsimiz ilahi aşk ile mat olur. Mat olan nefs, cebr melekesi ile mücadele ve mücahedenin sonucunda arı ve saf olmasyla Hakk’ın ruh meleği üzerinden ve feyz-i akdesten tecellisi ile manâ tecellisinin zevkini bulur.

Nefs, yaratılışının ilk hâli üzerinden eşya ile keyfiyet bulan lakin seyr-ü sefer sonucunda Hakk’ın nuryla manâ melekesi ile zevk bulan bir hâle kavuşur. Bu hâl, Hz. Selman-ı Pâk mertebesidir.

Nefsini görmek isteyen, nefsine muhalefet etmelidir. Hased, şehvet, öfke, kibir vb melekeleri vakitlerinde kişi, bu melekelerin zıddı olan rahmani melekelerle nefsine muhallefet ederse eğer sükut bulduğu bir anda can gözünün feraseti ile (ruhu ile) nefs melekesini kendinde görür. Bu görüşte iken dikkat edilmesi gereken rahmani melekelerden sonra nefs melekesi, acı melekesi ile türlü türlü sıkıntı ile cehennemini yaşar.

Bu da rivayet odur ki Hz Allah nefslerin ayan-ı sabitesi olan nefsi yarattığında “Ben kimim?” sorusuna, nefsin “Sen sensin, ben de benim” cevabını vermesine karşılık, nefsi üç bin sene ateşte yakmasının insanda tecellisidir. Lakin bu durum nefsin Hakk’tan gayrı kendine varlık vermesine de çare olmaz. Bu sebepten Hz. Allah “üç gün aç bırakın” emrini verir. Yani mevcudiyetine sebep varlık bulduğu ne ise, nefsin ondan mahrum bırakılmasını emretmiştir. Üçüncü günün sonunda nefs, “Ben kimim?” sualine karşılık “Sen benim rabbimsin, ben ise senin kulunum”der.

Bundan dolayı nefse muhalefet sonucu acı çeken nefs, dünya ile beslendiğinden dolayı, dünyanın terki ile terbiye edilebilinir. Yani kendine dünyada ne ile varlık veriyorsa, ondan mahrum ederek terbiyesi sonuçlanır. Bu da başta Hakk’a mahv ve ispatta gayret ile, süreçte aşk ile nefsin mat edilişi, sonuçta ise dünyadaki ihtiyaçlarını da keyfiyetlerden uzak, helallerle yaşayan terbiye olmuş bir nefse kavuşmamız demektir.

* Kibir, ademiyetin mahsuniyet melekesi edinmesi ile beraber nefsi ile hareket etmesi sonucunda ortaya çıkar. Nefse Muhalefet ne demek? Paylaşın:
Sözlük

Tevhid

Vahidten kinaye ile birleme mânasına gelen tevhid, bir olan Hakk’ı bütünde, bütûnda olan varlık olarak mevcudiyetindeki seyri üzeri fiilde müşahede etmektir. T...

Tevhid nedir?
Sözlük

Uluhiyet

Hakk Teâlâ’nın melâike tecellisi ile halk ettiklerine aşkın Azam, Azim, Kahhar, Kahir, Kebir Kadir vb sıfalarıyla kendinde varlık oluşunun tavır seyrine uluhiye...

Uluhiyet nedir?
Sözlük

Rabb-ül Erbab

Rabbler Rabbi anlamına gelen Rabb-ül Erbab, Cenab’ı Allah’ın bütün subuti sıfatlarında melâike tavırlarında varlar üzerinde hüküm verdiği, melâikesine aşkın dir...

Rabb-ül Erbab nedir?
Sözlük

Sulh (Barış)

İradelerin bir biri ile örtüşmesi sonucunda karşılıklı anlaşmaya sulh denir. Tasavvufta sulh, kulun kendi iradelerinde ilkeli oluşu (Hakk’a iman hâli) ile Hakk’...

Sulh (Barış) nedir?
Sözlük

Tertil

Tertil, muvafık ve yerli yerinde anlamlarından kinaye güzel, uygun ve latif konuşma anlamlarına gelir. Lakin düşüne, düşüne, yavaş, yavaş anlayarak okumak, beya...

Tertil nedir?
Sözlük

Dava-ı Hakk

Terk-i davada bulunan kulun fakra, gölgesizliğe varması sonucu Hakk’ın bilinmeyi murad etmesi iradesi sebebi ile, bu irade üzerine ihlas ile hiçbir dava gütmede...

Dava-ı Hakk nedir?
Sözlük

Sâlik

Yolcu da diyebileceğimiz salik, Hakk’ı istikamet edinerek Hakk’a hizmeti gayret edinerek mücadele ve mücahede ile vuslata yol tutan kula denir....

Sâlik nedir?
Sözlük

Fahr-u Fakr

Fahr-u Fakr, genelde “fakrı övüncü olan” veya “fakrların övüncü olan” anlamlarında kullanılır. Fakr olmanın bir özelliği de Allah için yaptıkları her türlü iba...

Fahr-u Fakr nedir?
Sözlük

Suret

Suret biçim, görünüş, dıştaki görünüş şekli vb mânalara gelir. Aslında ise suret, belli sıfatlar (nitekil, nicelik) üzeri mevcudatın görünüş biçimleridir. Bu b...

Suret nedir?
Sözlük

Sünnetullah

Cenab’ı Hakk’ın kâinatı bir ölçü üzeri (kader) yaratarak, kâinattaki melâikeler (kuvvetler) ile yasalarda nizam ve mizanda noksansız bir biçimde ikame, idare ve...

Sünnetullah nedir?