Beytullah’ın Göğe Yükselişi nedir?

Yukarıda anlatılan hâli üzeri salik, kendisini dünyanın günah ve masiva hâllerinden temizleyen pir ve pirlerinin himmeti ile bedeni beytullah olmuş kudsiyette Hakk’a ve göklere uruç eder.

Bu durum toplumsal olarak insanlığın teknik ile feleklere (gezegenlere) yükselişine işaret eder. Lakin bu seviyeye kadar gelen insan dünyayı bitirmiş olduğundan, dünya ise insanlığın şerrini kaldıramayacak duruma gelmiş olduğundan, dağları savrulan, zenginliği bitirilen, göğü dürülen dünya için vakt yakındır.

Salikte ise bu, kendisinde karakterize olan meşreblerinden aşkla savruluşu ile, kulluğunun fakrına erişi ile, vuslat ettiği ulvi hâller ve mânalarda dürülüşü ile gerçekleşir. Ve salik için vakt, her an gerçekleşecek bir andan ibarettir.

Kıyamet alametleri doğrultusunda yaptığımız açıklamalar zevkidir. İnsanların Hakk’a iman etmeleri ve geleceğin akibeti ile alakadar Hakk’a tevekkül etmeleri uygundur. Bu sebepten dolayı zevki görüşlerle din, insanları bağlayıcı olarak sınırlandırılmamalıdır. Falanca ve filancaların söylevleri dini oluşturmaz. Zevki olan durumlar dindeki hususiyetleri farklı biçimde yaşamak veya anlamlandırmak ile alakadardır. Bu sebepten dolayı kıyamet alametleri zevkimiz, geleceğin akibeti ile alakadar bağlayıcı bir durum değildir.

Herkes gökten indirilecek bir İsa’ya, güneşin batıdan doğacağına, Kabe’nin göğe yükseltileceğine vb hadiselere iman-ı gayb düzeyinde inanmakta serbesttir. Allah’ın insanların bu biçimdeki inanışları üzerinden kudreti ile tecelli etmesi de hiç şaşılacak bir şey değildir; çünkü O kudreti ile her şeye kadirdir.

Bütün bu anlatımdan, tasavvuf yaşam ilkesinin insanın Hakk’a varması olduğunu ve evvela Allah diyerek insan merkezli, Allah’a hizmet ile insanın kendi asli varlığında seyr-ü sefer etmesi anlaşılmalıdır.

İnsana hizmet etmesini bilmeyen Allah’a varamaz. Bu yolun yolcuları, Allah için insana hizmet eden, üzerinde Allah’ın tecelli ettiği, marifetullah bilgisine sahip bir kula, Allah için hizmet etmedikçe Hakk’ı gerçek mânası ile bilemez ve hikmette O’nu müşahede edemezler.

Bu sebepten naib-i resul olan mürşid-i kâmile Resule itâat Allah’a itâattir” (Nisa, 80) ayetinin tevil mânası doğrultusunda biat şarttır. Üzerinde gerçek mürşid olan Hakk’ın ahlakı ve dili olduğu mürşid-i kâmilden tecelli etmesi sebebi ile mürşid-i kâmile itâatin Allah’a itâat olduğunu tevil mânası ile belirtiriz.

Mürşid-i kâmili ruhbanlarla karıştırmamak gerekir.

Sözlük

Mim Kâinat

Mim kâinat, kâinden (olan, mevcud) kinaye halk edilen mevcudatın tamamı için kullanılan bir kavramdır. Mim, harf olarak melâikenin kudrette biçimlenişi noktalaş...

Mim Kâinat nedir?
Sözlük

Ferid-ün Efrad

Ferid benzeri olmayan, yekta, tek anlamlarına gelse de ferid Hakk şahsının yekliği ve benzersizliğinden kinaye ahadiyet içkinliğinde Hakk şahsı için kullanılır....

Ferid-ün Efrad nedir?
Sözlük

Vacib-ül Vücud

Cenab’ı Hakk’ın varlık sıfatları ile mutlaka öyle olduğu, yokluğu mümkün olmayan vücud oluşu ile varlık oluşuna Vacib-ül Vücud denir. Böylesi bir tanımın mantık...

Vacib-ül Vücud nedir?
Sözlük

Gayret

İlim doğrultusunda iradi olarak niyetlenenin bildiğini irade etmesi melekesi sonucunda amele taşıyan niyetini, amele taşıyan meleke durumuna gayret denir. Ayrıc...

Gayret nedir?
Sözlük

Şirk

Ortak anlamına gelen şirk, servetin aynı menfaatler üzeri iki veya daha fazla kişi ile kullanılmasına denir. Lakin dinde şirk, mülkünde ortağı (şeriki) olmayan ...

Şirk nedir?
Sözlük

Bekâ

Bekâ adı altında toplanan mertebeler şunlardır. 1) Bekâbillah: kulun, Hakk’ın nimetleri tavırlarında yaşayışı. Ahadiyete örtülü bir seyirdir. Kul fiillerde Hak...

Bekâ nedir?
Sözlük

Ahd-ü Vefa

Dervişin tövbe ahdinden sonra Hakk’a olan muhabbetinde sebat ile devam etmesine ahd-ü vefa denilebilinir. Lakin ahd-ü vefa, cennete Cenab’ı Hakk’ın ruhlara “B...

Ahd-ü Vefa nedir?
Sözlük

Hücûm

Salikin kalbini istila eden mânalar dışında kâinatta tasavvur eden hadiselerin sonucunda kalbte beliren mânadır. Hücûm, bevâhidi giderici kalıcı hâllerdendir. B...

Hücûm nedir?
Sözlük

Kalbte Tazelenme

Kalbte tazelenme, kulun kalben buğzda (gönül soğukluğu) bulunuşundan Cenab’ı Hakk’ın hususi bir tecellisi sonucunda kuluna himmet vermesi ile muhabbetteki coşku...

Kalbte Tazelenme nedir?
Sözlük

Kab-ı Kavseyn

İki yay arası anlamına gelir. Bundan kasıt, ulvi âlemlerin bekâsına yükselmiş kulun, geçmiş bütün mertebe süreçlerine ve gelecek bütün mertebe süreçlerine aşkın...

Kab-ı Kavseyn nedir?