Kıyamet nedir, Kıyamet ne demek?

Kıyam ayağa kalkma, ayakta durma anlamlarına gelir. Lügat mânası ile kıyamet büyük bela, yok oluş anlamlarını taşısa da kıyamdan kinaye eşyanın yok oluşu ile Hakk’ın kendi nefsinde kendi ile kaim olduğu vakte (an mânasında) denir. Lakin Hakk zaten eşyaya aşkın, kendi nurani katında (hahud) kendi nefsinde kendi ile kaimdir.

Bu sebepten dolayı kıyamet, kendi nefsinde kulun kulluk perdesinden ilahi aşk ve dertlerde Hakk’ın el Kahrı esması sebebi ile fenâ buluşu ve bu fenâ buluş sonucunda Hakk’ın nefsi ile O’nun nur deryasında, O’nunla kıyam edişi sonucu olarak kaim oluşudur.

Kıyamet iki hâl üzeri gerçekleşir:

1) Kulun kulluk perdesinde fenâ buluşu,

2) Kulun, kul olarak değil Hakk ile kaim oluşu

Kıyamete vakt dersek eğer, Vakt “Ben bir kulumu seversem eğer onu öldürürüm ve öldürdüğüm kulumun diyeti Ben olurum” hadis-i kudsisinde buyurulan Hakk’ın kulunun fenâsına karşılık diyeti olduğu andır. Bu da “o vakt her hâl-ü kârda gelecektir” ayetinin aşk, şevk ve dert sonucunda kulun geleceği olan ahirini küre-i arzda iken Hakk ile kıyam edişinde, ayetin bekâ seyrinde yaşayışıdır. Bu da bu ayetin tevili mahiyetinde yaşam zevki ile gerçekliği bilinmiş büyük velilerin uğradığı nur ve ahadiyet makamının bahsidir.

Bu doğrultuda “bu vakt ne vakittir” diye sorulacak olunursa eğer, vakt kulun beytullah olan bedeninin göklere yani kendisinde bulunan ruhani âlemlerin tecellisine yükseltildiği ve kulun bu tecellideyken ilahi aşkta, niyetinin yalınlığında, mânadaki tevhidinde, kulluğunun perdesinde Allah için ağladığı zamandadır.

“Dünya için vakt ne vakittir” denilecek olursa eğer, dünyanın şerr ile örtünmesi, insanlığın şerrini dünyanın kaldıramayıp da fenâ bulması zamanıdır diyebiliriz. Böylesi dünyada vakti yaşayacak bir tek kul bulunur; ehli olan arif-i billahlar bu konuya yabancı değillerdir.

Kıyamet için buyurulan ayet ve hadislerin er dilinde “kıyamet başına kopsun” kelamı doğrultusunda Hakk’ın şahsına kavuşmanın habercisi olan manevi seyire işaret ettiğini belirtmek gerekir. Kıyamet işaretlerinin beyanı olan ayet ve hadislerin tevil mânası itibarıyla tasavvufta yer edindiğini de belirtmek gerekir.

Kıyamet ne demek? Paylaşın:
Sözlük

Hüsn-ü Zann

Olay ve olgulardaki ilişkilerde Hakk’tan emin olarak, iyi niyette bulunarak genelde hak üzerine olumlama durumunda bulunduğumuz hâle hüsn-ü zann denir. Kişi hüs...

Hüsn-ü Zann nedir?
Sözlük

Bereket

Bereket bolluk, çokluk anlamına gelir. Tasavvuf ehli bereket silsilesi üzeri el tutma ile silsileden gelen feyz bolluğunun pirden, pirin muhabbeti coşkunluğund...

Bereket nedir?
Sözlük

Tenasuh

Tenasuh, ruhun başka bir bedene girmesi anlamında kullanılır. Ulema, “dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların bizden uzaklaştığı gibi biz de onlardan uzaklaşs...

Tenasuh nedir?
Sözlük

Setr

Avam ehlinin Hakk’a masiva ile perdeli oluşuna örtülü, örtünen anlamında setr denir. Setr sufiler için ise başkalarının günah ve kusurlarını onlara ve dedikodu...

Setr nedir?
Sözlük

Tasavvuf

İman dolu bir kalbe sahip kişinin ilahi aşk ve şevk ile arınma süreciyle beraber miraç ve ciraçta Hakk’a vuslat ettiği, bir ömür boyu seyr-ü seferde bulunarak s...

Tasavvuf nedir?
Sözlük

İhsan

Hz. Resul, Ahadiyet sırrı gereği Cenab’ı Hakk’ın zatının bilinemeyeceğinden değil âlemlerde afakî, insanda enfüsi olarak görülmeyeceğinden sebebiyet olsa gerek ...

İhsan nedir?
Sözlük

Riyâzat

Bedende Hakk nurunun tecellisi, nefsin Allah’ın ahlakı ile ahlaklanması, aklın daha rahat tefekkür edebilmesi, nefsin riyada kırılarak Hakk’a rücu etmesi için b...

Riyâzat nedir?
Sözlük

Hürriyet

Hürriyet hakların özgürce yaşanmasıdır. Bu bağlamda hürriyete özgürlük der isek eğer “Özgürlük, kazanılan hakların yaşanmasıdır”. Böyle tanımlanır ise eğer özgü...

Hürriyet nedir?
Sözlük

Feyz (Füyûz)

Feyz bereket, bolluk, kerem, ikram, ihsan anlamına gelir. Sufile için feyz, Hakk’ın ihsan ettiği ilim, irfan bereketidir. Kul Hakk’ın nurani tecellisi ile anca...

Feyz (Füyûz) nedir?
Sözlük

Beşler

Beşler, zamanının yasalar ciheti ile ahkamı tavrında insanlık üzerinde etkilidirler....

Beşler nedir?