Vakt nedir?

İçinde bulunduğumuz an’a vakt denir. Olay ve olguların oluşum zamanlarının sürecine de vakit denir .

Vakit varlığı ile soyut, eşyanın varlığı ile mümkün olan mevcudiyetinin üzerine galip Hakk’ın melâike tavırlarıdır da denilebilinir. Bu bağlamda vakit melâikenin varoluşunun cereyanında mevcudatın devamlı var edilişinin varoluş anlarıdır (süre). Bütün mevcudat varoluşunun vaktini yaşar. Mevcudatın bulunduğu durum, mevcudatın vaktidir. Vakit genel anlamda dehrin bireysellikte ifade edilişidir.

Sufiler için vakt, eşyanın tabiatı üzerinden belirlenen andır. Vakt kulun var olduğu anda Hakk’ı gözlediği, müşahede ettiği, yaşadığı durumdur.

Bunlarla beraber vakt, kıyametin olacağı an’a da denir.

Sufiler için salik iki vakitte bulunur. Bunlar ibn-i vakt ve eba vakttır.

Günümüzde vakit olarak daha doğru bir ifade ile dehr olarak zaman boyut olarak ele alındığı için, hususen zaman adına beyanda bulunmak gerekir. Hakk’ın takdiri ile beyan etmek gerekir ki zaman, mekan içimdeki hareketten ibarettir, zamanı boyut olarak düşünmemek gerekir. Cenab-ı Hakk, vücud olarak zatında şahıs düzeyinde anda noktalıktadır. Şahıs düzeyinde Hakk, iradi bağlamda şahsına kendi varlığında bir çizgi (vektör, yön, vb) vermiştir. Çizgi düzeyinde Hakk, melâike tavırları ile veçhe ve suretlerde (geometrik biçimler) yüzey var eder. Zaman ise yüzeyler üzeri var olan mekansallıkta hareketten ibarettir. Bu sebepten dolayı her nerede suret ve veçheleniş üzeri tavır vardır, orada zaman vardır. Bu sebepten dolayı zaman, varlığını mekansallıkta bulan ve bu mekansallıktaki farklılıklar (hareket oranları) üzeri anlamlandırılan seyrin olgusal durumudur. Bunun dışında hareket (akış) düzeyinde, varlığı olmayan zamanı boyut olarak ele almak bir zorlamadan ibarettir. Çünkü hareket bir varlığın tavrı olarak vardır, varlığı kendinden olan bir olgu değildir. Varlığı kendinden olmayan, soyut düzeyde vücud olarak varlığı bulunmayan, hareketin belirleniminden ibaret olan zaman olgusunu biçimsel olarak geometrik düzeyde boyut olarak kabul etmemek gerekir.

Sözlük

Tövbe (Tevbe)

Kulun işlediği günah ve yaşadığı masiva durumlarından, pişmanlık üzeri niyette Hakk’a rücu etmesi amelde işlediği günah ve masivalara dönmemek için azm etmesine...

Tövbe (Tevbe) nedir?
Sözlük

Vahdet

Vahdet birlik anlamına gelir. Ehl-i mutasavvuf için vahdet, Hakk’ın âlemlerdeki varlık seyrinde mahlukat ile bir olduğuna yorumlanır. Lakin Hakk’ın, şahsında ah...

Vahdet nedir?
Sözlük

Şah-en Şah

Şah-en Şah, şahların şahı anlamında kullanılır. Bu makamdan kast, Hz. Allah-u Âlemin, Rabb-ül Âlemin nurları ile şahsının diriliğinin ahadiyetinde bulunuşudur....

Şah-en Şah nedir?
Sözlük

Müslim

Müslim, Allah’ın iradesine ibadet ile toplumsal yaşamdaki ahlakın gerekliliklerini yaşayarak teslim olan abidin fiilde sıfat adıdır. Her abid İslam olarak sire...

Müslim nedir?
Sözlük

Ta-i Mekan

Veli kulun bir mekandan başka bir mekana olguları veya kendini taşıyabilme nimetine ta-i makan denir....

Ta-i Mekan nedir?
Sözlük

Kıble

Kulun yaşamında murad ettiği, akıbeti olacak ereğidir. Ereği Hakk olan, Hakk’a yaşamında rücu eden kul, niyeti Hakk’a varmak, O’nun ulvi sıfatları üzeri yaşamak...

Kıble nedir?
Sözlük

Dehr

Dehr zaman, devir, çağ anlamlarına gelir. Ehli için dehr, insan ile vakit farkındalığı oluştuğundan dolayı insanın zaman varlığı olduğu anlamında kullanılır. Bu...

Dehr nedir?
Sözlük

İsbât

Mahv sonucunda salikin doğru yolda olduğunun isbatı olarak, kötü huylarının yerine güzel ahlak ve diğer ibadetler üzeri oluşuna denir. Kulun isbâtı, güzel ahlak...

İsbât nedir?
Sözlük

Nübüvvetin Velayetten Üstünlüğü

“Nübüvvet mi, velayet mi üstündür?”; ya da “nebilik mi üstündür velilikmi üstündür?” tartışması tasavvuf erenleri tarafından tartışılagelen bir konudur. Bu husu...

Nübüvvetin Velayetten Üstünlüğü nedir?
Sözlük

Farz İbadetler

Bir kimsenin yapmaya memur olduğu vazifeye veya vazifelere farz denir. Bu bağlamda dinde farz ibadetler Hakk’a hizmet olması dahilinde Hakk’ın kullarını yapmakl...

Farz İbadetler nedir?