Edep nedir?

Edep, Hakk’a muhabbetimiz sebebi ile O’ndan korkma ve hayâ’ etme melekelerimizin sonucunda oluşan, kendimizi kontrol ve disiplin altına alma melekemizle, Hakk’ın huzurunda sireten dünyevi ve nefsani iradelerimiz (heva) ve akla gelen vesveseleri kontrol ile savmamızla, amelen ise bedenimizi keyfi hareketlerden yana disiplin altına alarak kontrol ediş amellerimizin ahlak biçimine denir. Bu velayette edep hâlidir.

Edebin zıddı olan hâl şımarıklık ve küstahlıktır. Edepte esas olan, kişinin kendisine varlık vermemesi hâllerinde incelmesidir. Kişinin fütüvvetinde tevazu, nezaket ve letafetle lütufkar oluşu ve kavl-i leyyinde (tatlı dille) belagatla konuşma da peygamber ahlakı olarak nübüvetin hizmet edebindendir.

Velayette edebin kemâlatı sükûttadır; nübüvette ise tevazu, merhamet, nezaket ile lütufkar olarak kulları muhatap almak ile hizmet etmektir. Başta edep olmak üzere hayâ, sükût, tevazu, huzur, Hakk’a bakan iman yönümüz olarak Hakk’ın, üzerinde zuhûra geldiği mürşid-i kâmil huzurunda, O’nun ahlak seyrindeki nazarı ile kemâlatını bulan hâllerdir.

Çünkü talip olan tenzihteki Hakk inanışı ile kendine uzak Rabb’ine, her ne kadar O’nun kendisini gördüğüne ve bildiğine iman etmenin itikatı hâlinde bulunsa da nefsinin kötü hâllerine sınır vurarak helallerde edep ile fiilde bulunamaz. Talip Hakk’ın ilahi tecellisi üzeri yaşayan veli bir kul olan mürşid-i kâmilin muhabbet nefesinde Hakk’ın zuhûruna şahid olur. Böylece teşbihte Hakk’ı müşahede eden kul olarak, şahadet şerbetini içerek manevi hâllerinde olgunlaşır. Çünkü mürşid-i kâmile biatından önce kul Rabb’inin kendisini gördüğünü, duyduğunu, bildiğini ilm-el yakin bilir. Lakin mürşid-i kâmilin biatından sonra Hakk’a talip olan kul, Hakk’ı mürşid-i kâmilin muhabbet nefesinde zuhûrda müşahede eder. Ve talip, mürşid-i kâmilin muhabbet nefesinde feraset seyrinde ayn-el yakin olarak kendisini gören, duyan ve bilen Hakk’a, huzurunda olmanın yakinliğinde iman ederek günah ve masivadan uzak edepte bulunur. Kul muhabbette görüldüğünü gördüğü, duyulduğunu duyduğu, bilindiğini bildiği ferasete varır ise eğer, yakin geldiği Hakk’a şımarmadan, tevazu ile edeplenerek, ahlakında olgunlaşır (kemâle erer). Bu sebepten dolayı “mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır” denilmiştir.

Mürşid-i kâmilin muhabbet nefesi, “Âdeme ruhumdan üflediğimde” ayetinin tevil mânası itibarıyla bekâ tecellilerindendir; muhabbette bulunan salik ise bu ayetin fenâ tecellisinde seyreder.

Pirsiz bir tasavvuf düşünülemez. Mürşid-i kâmile biat Resule itâat, Allah’a itâattir” (Nisa, 80) ayetinin tevil mânası itibarıyla ilahi emirlerdendir. Allah’a bu düzeyde itâat eden kul ise pek zor bulunur. Bir mürşid-i kâmilin hak nefesi ve bir hüsn-ü nazarıdır ki kulu Hakk’a vasıl eyler; O’nun kahrda bir nazarı ise kulu Hakk’a cüda eyler.

Sözlük

Hatem-ül Evliya

Hakk Teâla’ya yakinlik bulmuş evliya silsilesinin Resul-ü Ahmed makam mertebesinde sonlandığı, Hz. Şahs’a ait kemâlat ve kâmilliğin son derecesi hatem-ül evliya...

Hatem-ül Evliya nedir?
Sözlük

Vech

Salikin, Hakk’ı sıfat, esma ve ayette biçimlendiği tavırlarında ferasetinin yetkinliği ile müşahede edişinde beliren ilahi tavırlarının zuhur hâline vech denir....

Vech nedir?
Sözlük

Nücema

Necim yıldız anlamına gelir. Dinin nüceması dinin yıldızları olarak, dine imam düzeyinde hizmetleri ile, hizmetlerinde Hakk’ı bulan velayet ehline denir. Bu eh...

Nücema nedir?
Sözlük

Rücu

Geri dönme mânasına gelen rücu, sufilerin günah ve masivadan tövbe ederek Hakk’a yönelişleri için kullandıkları bir kavramdır. Rücu tövbenin niyet hâlidir....

Rücu nedir?
Sözlük

Menkıbe (Mit)

Hakk’ı müşahedenin başı tefekkürdür. Tasavvufta tefekkürün temelini kıssalar ve menkıbeler (mitler) oluşturur. Mitlerin talip kulun anlayışına yardımcı olması,...

Menkıbe (Mit) nedir?
Sözlük

Dış Gökler

1) Uzay 2) Kâinat 3) Kara delikler 4) Galaksiler ve özellikle samanyolu felekleri (yıldızlar ) 5) Güneş ve Güneş felekleri (gezegenler) 6) Ay 7) Dünya göğü 8) İ...

Dış Gökler nedir?
Sözlük

Musâhib

Birlikte bulunan sohbet eden arkadaşlara musâhib denir. Musâhiblik sahiplenmeden kinayedir. Bu sebepten dolayı musâhip, ihvan olan, bir birlerinin kardeşi olan,...

Musâhib nedir?
Sözlük

Mesih

Mesih, bir şey üzerinden el yürüterek mesh eden, bir şeyden bulunduğu durumu gideren anlamına gelir. Hz. İsa’nın mesih oluşu ise: 1) Eşyanın tabiatına Allah’ın...

Mesih nedir?
Sözlük

Vakfetmek

Kulun Hakk’a kendisini adaması ve tevekkülü ile Hakk’a hizmette (ibadet) gayret, mücadele, mücahede ve cihad etmesiyle kendisini, karşılığını beklemeden Hakk’a ...

Vakfetmek nedir?
Sözlük

Ebdal

Ebdal, abidden kinaye Hakk’a hizmetçi kula denir. Böylesi erenler derviş tabiatlı olup her an, Hakk’ın nurunun sevk edişi ile ihlasta Hakk’a hizmeti gözler ve ...

Ebdal nedir?