Sıddîkıyet nedir?

Allah’ın iradesi doğrultusunda, Allah’ın iradesine muhabbetle teslim olarak yaşayan, tevekkülde bulunan, Allah’a sadık, sadakat ve doğruluk ehlinin mertebe hâline sıddîkıyet denir.

Sıddîkıyet ehline sıddik denir. Sıddikler, Allah’a, resulüne ve biat ettikleri pirlerine sadık, sadakat ehli olarak vefâkar olmaları ile ahd-ü vefa ehlidirler.

Sıddikler, ilahi iradenin emir ve yasaklarında resullerin ahlakında içtihad, mücadele, mücahede ve cihatta bütün mevcudiyetlerini feda ederek her şeyi Hakk rızası için yapan velayet hâlinde Hakk’a rücudadırlar.

Sıddiklerin hâlini anlayabilmek için sufilerin hâl mertebelerinden olan velayette seyir eden velilerin hâli ile karşılaştırmak gerekir.

Sıddikler de velayet ehli gibi velilerdir. Lakin velayet ehli Hakk’a vuslat niyetinde amellerdedirler; sıddikler ise Hakk için Hakk razı olsun yani Hakk mevcudiyetlerinden değil Hakk kendinde hoşnut olsun niyeti ile ameldedirler.

Velayet ehli, Hakk’a bakan yakinlik ehli olmaları ile sekr, şirb, cûş, cezbe ehli olmaları ile tek kanatlı gibidirler. Sıddikler ise sekr ve şirbde bulunsalar da idrakin sahv hâlinde Hakk’a hizmette iki kanatlı kuş gibidirler. Sıddiklerde cûş ve cezbe hâli aşklarında settar olmaları sebebi ile içsel coşkunlukta yaşanır. Sekr ve şirbde bulunuşlarında ise sahv üzeri amellerde bulunmaları sebebi ile sekr ve şirbde değilmişlercesine görünürler.

Sıddikler, peygamberlerin ahlakı üzeri sahvda onların şuuru üzeri devamlıdırlar. Velayet ehli ise sıddiklerin yaşam amellerindeki sahv hâlini hatm-i meratiplerini bitirdikten sonra kazanırlar.

Velayet ehli yokluk ehli olarak müşahedede yakinleri ile seyir bulurlar. Bu sebepten keramet şahikalarında seyir ederler. Sıddikler ise yokluk hâlini sahv ile peygamber şuurunda yaşadıkları için müşahede ve yakinliklerinde sebep ve vesilelere göre Hakk ahlakı üzeri hareket ederek fazla keramet göstermezler. Lakin müşahedeleri idrakte sahv hâli sebebi ile velayet ehlinden üstündür. Sıddikler idrakin sahvında ferasetleri ile kavrayış müşahedelerinde bulunurlar. Velayet ehlinde ise feraset sekr, gaybet hâlleri sebebi ile yoklukta telepatik hassasiyetler olarak görünür. Sıddikler velayet ehlinin feraset hâlinde de bulunabilirler.

Sıddikler, mücadele ve mücahedelerinde emir ve yasaklarda doğruluk üzeri sebat ve tâatkâr olurlarsa eğer, sıddik-i ekber makamında Hz. Resulullah efendimizin ruhundan feyizlenirler. Hz. Sıddik-i ekber Eba Bekir bu makamın sureten biçimlenişidir. Hz. Ali de bu makamda bulunur.

Velayet ehli ise sekr, gaybet ve muhabbetlerinde mücadelerince mücahedelerinde tâatkâr olurlarsa eğer şah-ı velayet makamından Hz Resulullah efendimizin velayetinden nasiplenebilirler. Velayet ehli sahv hâlini Hz. Fatma (r.a.) ve Hz Hasan (r.a.) kaynaklı olarak elde ederler.

Her veli aslında bir nevi sıddiktir. Lakin velayet ve sıddîkıyet mertebelerinde seyir eden velilerin sıddîkıyetleri farlkı hâller üzeri gerçekleşir. Her veli sıddîkıyetten nasibince velilik makamında bulunur.

Sıddîkıyet mertebesinin velayet mertebesinden üstünlüğü yukarıda anlatılanlar sebebi iledir.

Sıddik doğru olan anlamını taşır. Doğruluk ise sebep ve vesileler dairesinde idrakin sahv hâli üzeri olur. Sıddiklerin sıddîkıyetini temellendirici manevi hâl sahv hâlidir.

Sahv hâlinde seyir eden kâmil bir sıddik, sükûtu üzeri hikmette, tâatı üzeri ihsanda ilahi tecellilerin müşahedesindedir.

Sıddiklerin seyr-ü seferinde ilahi aşk doğrultusunda, sükût ve tâat hâlleri sebebi ile sıddik olduklarını da belirtmek yerinde olur.

Sıddiklerde Hakk’a sitem görünmez. Velayet ehlinde ise sekr ve naz hâlinde iken sitem görülebilir. Velayet ehlinde yakinden sonra ibadeti terk görülebilir, Sıddikler ise bu hâlden uzaktırlar.

Sözlük

Şahsını Şahsı Tanır (Zatını Zatı Tanır)

Hz. Ali’ye (kvc) Hz. Peygamber hakkında “Nasıldı?” diye sorarlar. Hz. Ali “Şahsını şahsı tanır” diyerek cevap verir. Hz. Ali’nin bu mükemmel sözü sufilerin dil ...

Şahsını Şahsı Tanır (Zatını Zatı Tanır) nedir?
Sözlük

Şımarıklık

Hakk’ın varlık verdiği herhangi bir durum üzeri (güzellik, mal, mülk, mevki, şöhret, ilim, kudret vb) kişinin Hakk’tan cüda, kendine ben-merkeziyetçi olarak Hak...

Şımarıklık nedir?
Sözlük

Nafile İbadet

Nafile, nafi (menfaatli, yararlı, faydalı) kökünden kinaye mecburiyet olmadığı hâlde fazladan yapılan işe denir. Bu bağlamda nafile ibadet ise farzlar haricinde...

Nafile İbadet nedir?
Sözlük

Fetâ

Genç ve delikanlı anlamlarında da kullanılan fetâ, tasavvufta mücadeleci ve mücahedeci olan, Hakk için yarışarak, Hakk için nefsinin heva, zan ve kötü huylarını...

Fetâ nedir?
Sözlük

Kıyamet Alametleri

Alamet nişan, işaret anlamlarına gelir. Bu bağlamda kıyamet alametleri kıyametin yani vaktın habercisi olan işaretler anlamında kullanılır....

Kıyamet Alametleri nedir?
Sözlük

Bast

Bast açma, yayma, gemişletme anlamlarına gelir. Kulun dünyevi ve manevi dertlerinden yana ferahlaması, nurani tecelli sonucunda ise şevk, aşk, zevk, irfan, fera...

Bast nedir?
Sözlük

Şey-i Vahid

Hakk Teâlâ’nın her şey üzerinde melâikesi ile nazır, varlığının nuru ile hazır oluşunda varlığına zeval gelmeden, şahsında tek, sıfat seyrinde ise mahlukata aşk...

Şey-i Vahid nedir?
Sözlük

Sitem

Sitem her şeyi Hakk’tan bilen salikin, Hakk’tan geldiğinin imanı ile karşılaştığı imtahanlardaki müsibet ve belalara karşı yakarma ve yalvarma ile Hakk’a rücu h...

Sitem nedir?
Sözlük

Mizan

Mizan terazi, ölçü anlamına gelir. Ehli tarafından mizan, Hakk’ın kâinatı belli bir ölçü üzeri kader ve kazada ikame, idare ve idame etmesi sıfatına işareten k...

Mizan nedir?
Sözlük

Murakabe

Rü’yet dilinde murakabe, daha önce murakabeyi anlamlandırdığımızın dışında bedenin uyanık, üst bilincin ise uyku ile uyanıklık arası bir hâlde olması üzerinden ...

Murakabe nedir?