Düşünce nedir?

Akletmek mânası ile düşünce, olay ve olguları ve ilişkilerini, irade ve mânaya iye ve içkin olarak ilişkilendirerek farklılıkları üzerinden kavradığımız melekemizin genel adıdır. Düşünce insanda sezgi dahilinde edinilen duygular dahilinde yön bulan bir durumda bulunur. Duygu dahilinde düşünce genelde irade melekemiz önde olarak hayal sultanımız üzerinde gerçekleşir. Kavramsal düzeyde düşüncemiz ise genelde mâna melekemiz önde olarak mantıksal gereksinimler üzerinden irade bularak gerçekleşir.

Düşünce felsefede diyalektik üzerinden, tasavvufta ise tevhid üzerinden kemâlatını bulur. Her hâl-ü kârda düşünce Hakk’ın kelam sıfatı üzeri olay ve olguların dillendirilişi ile kulunu dil ile manen diriltmesi olarak “ona ruhumuzdan üfledik” (Enbiya, 91) ayetinin tecellisi ile kelim esmasında manen var kılışının aracısıdır. Bu bağlamda bizler, Hz. Meryem tecellisi olan saf zihin ve saf nefs sahibi olursak eğer ruhundan üfleyen Hakk’ın melâike tecellisi ile Hz. İsa’nın kendi nefsinde bulduğu hak bilgi üzeri Hakk’ın hakikati üzeri yaşarız.

Diyalektik ile tevhid temel itibarıyla anlamın kavrayış düzeyimde birlenmesi sonucu aynı makaniğe sahiptirler. Lakin aralarındaki temel fark;

1) diyalektik, karşıtlar üzerinden öncelikli olarak olumsuzlama temelinde ilkesel düzeyde kavramlar üzerinden derin düşünme ile gerçekleşir, tevhid ise ilkesi Hakk ve Hakk’ın takdir ettiği haklar olarak Hakk’ı esma ve ayetleri üzeri O’nun varlığını, öncelikli olarak olumlama üzerinden gerçekleşir.

2) diyalektikte bilmenin nesnesi düşünülürken nesnel bir yaklaşım vardır, tevhidde ise bilmenin nesnesine bakılmadan sadece Hakk bilinmeye ve müşahede edilmeye çalışılır. Bu da öznel bir yaklaşımdır.Bu bağlamda felsefede sorgulama nesnesi üzerinden sorgulayarak cevap aranır, tasavvufta ise Hakk üzerinden, Hakk’ın sıfat, esma ve ayetleri üzeri sorgulamanın nesnesi anlamlandırılmaya çalışılır ve Hakk’ın sıfat, esma ve ayetleri üzeri Hakk müşahede edilir.

Sözlük

Şahsını Şahsı Tanır (Zatını Zatı Tanır)

Hz. Ali’ye (kvc) Hz. Peygamber hakkında “Nasıldı?” diye sorarlar. Hz. Ali “Şahsını şahsı tanır” diyerek cevap verir. Hz. Ali’nin bu mükemmel sözü sufilerin dil ...

Şahsını Şahsı Tanır (Zatını Zatı Tanır) nedir?
Sözlük

Deccal

Kıyametin başlangıç alametlerinin en büyüğü deccalın çıkışıdır. Deccal, decl sıfat kavramının mubalagalı faili olarak dindeki kıyamet alametlerinden olarak işa...

Deccal nedir?
Sözlük

Peygamberler ve Melekeler

Küre-i arzda cemaddan cinlere kadar ne varsa insan ahlakında insanın halkiyetinde cem’ edilmiştir. İnsan bu cem’ edilişin halk tarafının dahilinde ulvi tarafı o...

Peygamberler ve Melekeler nedir?
Sözlük

Müşahede

Tecelli-i zatide nasiplenen veli kul için imanı doğrultusunda Hakk’a tavırlarında devamlı bir biçimde şahid olma hâli gerçekleşir. Bir filmin karelerinin kesint...

Müşahede nedir?
Sözlük

Gaflet

Tâat ehlinin, imtahan ehli olarak karşılaştıkları hadiselerde Hakk’ı gözlerken, Hakk’a gafil olup (dikkat etmemek, farkındalığa gelmemek anlamında kullanılmıştı...

Gaflet nedir?
Sözlük

Feyz-i Mukaddes

Sufilerin, kâinattaki feleklerin döngüsü üzerinden Hakk’ın sebep ve vesileler dairesinde tecellisi seyrinin ilm-i huzuride belirmesi ile ciraç seyrinde bulunuşl...

Feyz-i Mukaddes nedir?
Sözlük

Nefsini Bilen Rabbini Bilir

Hz. Resulün “Nefsini bilen Rabbini bilir” hadis-i şerifinden kastedilen mâna için erenler iki fırka olurlar. Bir fırka, bu sözden murad, nefsin her zaman kötülü...

Nefsini Bilen Rabbini Bilir nedir?
Sözlük

Soğurtmaç

Soğurtmaç, kavramsal olarak tasavvufta kullanılan bir sözcük olmasa da Hakk’ın hâtır mahiyetinde, ayan-ı sabitelerin mevcudiyetinin mekaniğini işareten buyurduğ...

Soğurtmaç nedir?
Sözlük

Hüsn-ü Zann

Olay ve olgulardaki ilişkilerde Hakk’tan emin olarak, iyi niyette bulunarak genelde hak üzerine olumlama durumunda bulunduğumuz hâle hüsn-ü zann denir. Kişi hüs...

Hüsn-ü Zann nedir?
Sözlük

Ubûdiyet

Abidler ibadet ile Rabb’leri olan Allah’ın rızasının gözeten niyetle amele yönelen kullar olarak ubûdiyette bulunurlar. Ubûdiyet, nefsine hayrı ve hakikati buy...

Ubûdiyet nedir?